Cinsel egzersizler!
Orgazm güçlüğü ve erken boşalma pek çok çiftin sorunu. Yapılan araştırmalara göre ülkemizde kadınların yüzde 38′i orgazm güçlüğünden, erkeklerin yüzde 42′si ise erken boşalmadan yana dertli. Uzmanlar ise çok özel bir takım egzersizlerle bu sorunların üstünden gelememek için hiçbir neden olmadığını söylüyor…
|
Cinsel yaşantınız nasıl gidiyor? Partnerinizle geçirdiğiniz keyifli dakikalardan sonra zirveye ulaşmanın hazzını yaşıyorsanız, ne mutlu size! Çünkü araştırmalar ülkemizde kadınların yüzde 38′inin orgazm güçlüğü çektiğini, pek çoğunun da cinsel ilişki sırasında orgazm taklidi yapmak zorunda kaldığını ortaya koyuyor. Her ilişkinizde orgazm olmak zorunda değilsiniz hiç kuşkusuz. Stres ve günlük koşuşturma derken zihninizi ilişkiye odaklamakta güçlük çekebilirsiniz. Ancak ilişkilerinizin çoğunda orgazm sorunu yaşıyorsanız hatta bu duygunun nasıl bir şey olduğundan bile haberiniz yoksa bunu gurur meselesi yapmadan ilgili merkez ve uzmanlara başvurmanızda yarar var. Çünkü uzmanlar tedavinin hem kendinizi hem de partnerinizi memnun edecek sonuçlar doğurabileceğini müjdeliyor.
ERKEN BOŞALMA
Erken boşalma, “cinsel ilişkilerin en az yarısında, her iki tarafın da tatmin olmasını engelleyecek kadar kısa sürede boşalmanın meydana gelmesi” olarak tanımlanıyor. Sık görülen erken boşalma vakaları, vajinaya giriş sırasında ya da girer girmez gerçekleşiyor. Ender rastlanan en şiddetli durumlarda ise herhangi bir penis uyarısı olmadan sadece seksüel uyarıları düşünmek bile boşalmayı tetikliyor. Erken boşalma çiftin isteğinden önce gerçekleştiği için zamanla ilişkilerinde sorunlara yol açıyor. Bu problem her yaşta görülmekle beraber en sık genç erkeklerde ortaya çıkıyor… |
Cinsel hayatları da sıradan değil!
Daha fazla heyecan duymak için sık sık partner değiştirebiliyor, yakalanma riski olan yerlerde sevişebiliyorlar. Kimi zaman mazoşist ya da sadist davranışlar sergilemekten de kendilerini alamıyorlar. Fakat aynı zamanda ereksiyon sorunundan vajinismusa kadar pek çok sorun da yaşabiliyorlar. Yani ruh halleri cinsel yaşamlarında da sıradanlığa asla izin vermiyor! Bu kez konumuz ruhsal hastalıkları olanların cinsel sorunları… Funda Çatar ANKSİYETESİ OLANLAR Sürekli korku ve panik içinde yaşıyorlar… “Ya kötü bir haber alırsam”, “Ya başıma kötü bir şey gelirse” kaygısıyla yaşamlarını adeta kabusa çeviriyorlar. Bu korkuların yanı sıra sık sık göğüs bölgesinde sıkışma, el ve ayaklarda uyuşma gibi fiziksel sorunlardan da dert yanıyorlar. Üstelik kaygı duyulmasını gerektirecek hiçbir neden yokken! Anksiyete; nedeni belli olmayan korku, kaygı ve kötü bir şey olacakmış endişesiyle yaşanan bir bunaltı duygusu olarak tanımlanıyor. Obsesif-kompülsif (takıntı hastalığı) bozukluk, sosyal ve özgül fobi, panik bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu olmak üzere 4 ana başlık altında sınıflandırılıyor. Sürekli kaygı ve korku duymak hiç kuşkusuz ki cinsel yaşamı da olumsuz etkiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Özay Özdemir, obsesif-kompülsif bozukluğu, yani takıntı hastalığı olan kişilerde cinsel sorunların daha yüksek oranda görüldüğünü belirtiyor. Yapılan araştırmalara göre, takıntı hastalığı olanların neredeyse üçte ikisinde cinsel işlev bozukluğu mevcut. Özellikle ilişki sırasında kir, mikrop ya da hastalık bulaşacağı endişesi taşıyan hastaların cinsel yaşamları bu sorundan çok daha fazla etkileniyor. Cinsel sorunları Obsesif – kompülsif bozukluğu olan kişilerde en sık görülen sorunlar; orgazm güçlüğü, cinsel isteksizlik ve cinsellikten yeterince haz alamama. Yapılan çalışmalarda vajinismustan yakınan kadınlarda obsesif-kompülsif bozukluk görülme oranı da, normal popülasyona göre daha yüksek bulunmuş. Ayrıca sosyal fobi ya da özgül fobileri (hayvan, kapalı ortam) olanlarda da cinsel sorunlar ortaya çıkıyor. Araştırmalara göre, sosyal fobisi olan erkeklerde en sık erken boşalma, kadınlarda ise cinsel istek azlığı ve cinsel uyarılmada sorunlar gelişiyor. Bunun altında yatan en önemli faktör ise sosyal fobisi olanların, kişiler arası ilişkilerden kaçınmaları…
Erkekler neden şişmanlatır?
Başımıza gelen her olumsuz şeyden erkekleri sorumlu tutacak değiliz ama bazı gerçekleri de gözardı edemeyiz. Yeni evli kadınların pek çoğundan duymuş olmalısınız. ”Nasıl oldu anlamadım ama evlendikten sonra inanılmaz kilo aldım.” Aslında evlenmeseniz de sorun yine var. Eğer partnerinizle birlikte ve aynı hızda yeme içmeye başladığıysanız yandınız demektir! Evet birlikte yemek yapmak, TV karşısında koltuklara gömülüp cipsleri atıştırmak çok keyifli ama sonuçları biraz endişe verici. Tabii fazla kiloları onun yerine sizin almanız büyük haksızlık, orası da ayrı bir konu.
Bir kadın kilosunu koruyabilmek için günlük 1900 kaloriye ihtiyaç duyar. Erkek içiinse 25000 kalori yeterlidir. Bu yüzden partnerinize hayatı dar etmeden aldığınız kalorileri hesaplamanız gerekebilir! Erkeklerin kilo almamıza neden olduğu durumlar hangileridir ve nasıl önlenir? 1.Ot değil gerçekten güzel bir şey yemek istiyorum derse… 2.Televizyon karşısında yemeden duramıyor! 3. Eyvah, aşçılık oynamayı çok seviyor! iyafet şölenlerini çok seviyorsa… |
Kadın cinselliği kılavuzu
Bir kadını sekse yönelten veya seksten soğutan sebepler üzerine kaç erkek kafa yormuştur acaba? Yakışıklı, bakımlı, baştan çıkarıcı olduğunuzu düşünebilirsiniz ama bu, kadınları her zaman etkilemez. Hatta bir erkeğin öyle özelliği olabilir ki kadını cinsellikten soğutur. İşte bu sebepler…
Ülkemizde yapılan araştırmalar kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozuklukları arasında ‘cinsel istek bozukluğu’ ve uyarılma bozukluğu’nun bulunduğunu gösteriyor. Cinsel, Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) bir süre önce ‘Cinsel Yaşam ve Sorunları’ başlıklı kapsamlı bir dosya hazırladı. Proje Koordinatörlüğü’nü Doç. Dr. Cem İncesu’nun yaptığı dosyada, kadındaki cinsel istek azlığının aslında belli başlı sebepleri bulunduğu açıklandı. Dosyaya büyük emeği geçen Doç. Dr. Doğan Şahin bu sebepleri anlattı. Kadında Cinsel İstek Bozukluğu |
İlişkiniz ne kadar sürecek?
Bir ilişkiye başladığında elbette hiç kimse ”ne zaman ayrılacağım?” diye düşünmez. Hatta niyet ‘ömür boyu sürecek’ bir beraberliktir belki de. Ancak böyle bir ilişkinin vadesinde çoğu zaman karşılıklı tercihler rol oynar. İşte size ilişkinizin ne kadar süreceğini test etme fırsatı…
Yeni bir ilişkinin başındasınız, biraz da heyecanlısınız. Bu kez ‘ruh ikinizi’ bulduğundan da hiç kuşkusunuz yok. Aynı duyguları paylaşıyor, aynı ortamlarda bulunmaktan büyük bir keyif alıyorsunuz. İyi güzel de, peki ya cinsel hayatınızda da uyumlu bir çift misiniz? Bu sorunun yanıtını almak için Psikolog Martina Pleyer’in hazırladığı testi çözmeniz yeterli olacak. Ancak birbirinden eğlenceli 10 sorudan oluşan testi, partnerinizle birlikte çözmeniz gerekiyor. Şimdi elinize kağıt kalem alın ve rahat bir koltuğa yayılın. Testi, önce siz çözmeye başlayın. Aman dikkat, yanıtlarınızı testin üzerinde değil, boş bir kâğıda not edin ki partneriniz sizden kopya çekmesin. Tüm soruları yanıtladınız mı? O zaman testi çözme sırası şimdi partnerinizde. Her ikinizde testi çözdükten sonra değerlendirme bölümüne bir göz atın! Bu test, kişileri avcı, oyuncu, melankolik ve hayalperest olmak üzere dört tipe ayırmış. Her tipin nasıl cinsel yaşamdaki tercihlerini ve hangi tiple en iyi performansı yakaladıkları, değerlendirme bölümünde yer alıyor. Ya sizin ve partnerinizin en fazla işaretlemiş olduğunuz sembol hangi gruba giriyor? Eğer melankolik grupta yer alıyorsanız ve partneriniz de avcı grubundaysa, yatak odanızda tehlike sinyalleri çalmaya başlayabilir, bizden söylemesi! Bunun aksine ikiniz de oyuncu grubundaysanız, aşk hayatınızda her gün yeni bir macera sizi bekliyor demektir. |
8 seansta vajinismustan kurtulun!
Çoğunlukla kurallara uyan, kızgınlığını dışa vuramayan, sürekli kabul ihtiyacı içinde olan iyi kızlar’ın sorunu vajinismus. Her 10 kadından biri bu problem yüzünden cinsel ilişkiye giremiyor. Uzmanlar, doğru tedaviyle bu sorunun üstesinden rahatlıkla gelinebileceğini söylüyor…
|
Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) tarafından Türkiye’deki 20 ili kapsayan bir araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye’de her 10 kadından biri ‘vajinismus’ sorunu yaşıyor. Yani cinsel ilişkiye giremiyor. Araştırmada, ‘ilk cinsel birleşmeniz ya da birleşmeyi denemeniz sırasında korku, kasılma, acı hissi ya da kaçınma davranışınız nedeniyle cinsel birleşmenin gerçekleşmediği oldu mu?’ sorusuna her 100 kadından 54′ü ‘evet’yanıtını vermiş! İşin en ilginci de cinsel ilişkiye giremeyen kadınların yüzde 35′i üniversite mezunu. Eğitimsiz kadınlar arasında bu oran yüzde 68′lere kadar yükseliyor. Araştırmadan çıkarılan bir başka ilginç sonuç ise, ‘evet’ diyen kadınların yüzde 17′sinin hâlâ zaman zaman bu sorunu yaşıyor olmaları. Vajinismus sorunu yaşayan kadınların pek çoğu, çeşitli tedavi yöntemlerinden yararlanmalarına rağmen hâlâ eşleriyle birlikte cinsel ilişkiye giremediklerinden yakınıyor. Biz de bu noktadan yola çıkarak uzmanlara bu konuda en etkili tedavi yöntemi nedir diye sorduk. ”İyi kızlar”da görülüyor Kolaylıkla tedavi edilebiliyor, ancak.. |
4 Kadın Orgazm hikayesi
Araştırmalara göre her üç kadından birisi orgazm sorunu yaşıyor. Bunun kökeni fizyolojik olabildiği gibi psikolojik ya da çevresel faktörlere de dayanabiliyor. Peki ya tedavisi? Sorunun yanıtını, farklı nedenlerden dolayı ”orgazm bozukluğu” yaşayan ancak sonrasında bunun yenen 4 kadının hikayesinde bulacaksınız…
FUNDA ÇATAR ”Ağrı, işkence gibiydi” DEMET K. (Mimar, 35 yaşında) Beş yıllık evliyim. Yoğun iş tempomuz nedeniyle eşimle çok sık sevişemesek de uyumlu bir cinsel hayatımız olduğunu söyleyebilirim. Hemen her ilişkide, üstelik birkaç kez rahatlıkla orgazm olabiliyordum. Ta ki, bundan birkaç ay önce cinsel ilişki sırasında ağrı hissedinceye dek. Hani evlilik hayatımda ters giden bir şeyler olsaydı “psikolojiktir” diye geçiştirecektim ama eşimle birbirimizi hala seviyor ve aynı heyecanı taşıyorduk. Önce “üşütmüşümdür, geçer “dedim ama nafile! Artık hemen her seferinde, üstelik artan şiddette ağrı duyduğum için kendimi ilişkiye bir türlü veremiyordum. Zevk artık yerini büyük bir acıya bırakıyordu. Ben de zaman kaybetmenin doğru olmayacağını düşünerek bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurdum. Ultrason muayenesinde yumurtalıklarımda çikolata kistleri, yani endometriosis tespit edildi. Meğerse cinsel ilişkide çektiğim ağrılara bu kistler neden oluyormuş. Yaklaşık birkaç ay süren ilaç tedavisinden sonuç alınamayınca, kistler cerrahi müdahale ile çıkartıldı. Ben de rahat bir nefes aldım. Artık cinsel ilişki sırasında ağrı çekmiyor ve eski günlerdeki gibi orgazma ulaşmanın mutluluğunu yaşıyorum.
YORUM: KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI Cinsel ilişkide ağrı pek çok kadının ortak sorunu aslında. Tıp dilinde “disparoni” olarak adlandırılan bu duruma yol açan çok sayıda etken var. Disparoni daha çok kadının çeşitli nedenlerden dolayı sevişme sırasında kendini aşırı kasması sonucu gelişiyor. Kadın yeterince hazır olmadan cinsel ilişkide bulunulması ağrının oldukça rahatsızlık verici boyutlara ulaşmasına neden oluyor. Cinsel ilişkide ağrı sıklıkla çikolata kisti olarak bilinen endometriozis hastalığına da işaret edebiliyor. Bunların yanı sıra; enfeksiyonlar, vajinal bölgeyi etkileyen cilt hastalıkları, kızlık zarındaki anotomik bozukluklar ve daha pek çok etken disparoninin oluşumunda önemli rol oynuyor. Disparonide tedavi altta yatan nedene göre uygulanıyor. Kimi hastalarda medikal tedavi yeterli gelirken, kimilerinde ise cerrahi yönteme başvurmak gerekebiliyor. Sorunun kaynağı ne olursa olsun, günümüzde uygulanan tedavilerde oldukça başarılı sonuçlar alınabiliyor. Yeter ki geç kalınmasın! |
Seks ne zaman acı verir?
Kadınların yüzde 61′i hayatlarının bir döneminde cinsel ilişki sırasında ağrı deneyimini yaşıyor. Biz de ağrıya yol açan ‘fiziksel’ ve ‘psikolojik’ nedenleri, tedavileriyle birlikte araştırdık.
|
SERVİKAL AĞRI Nerede hİssedİlİyor? Ağrı, vajinanın derininde ortaya çıkıyor. FİZİKSEL NEDENLER: Cinsel ilişkide uyarılma eksikliği, servikal ağrının en önemli nedenlerinden biri. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Kağan Kocatepe, cinsel uyarılma sırasında rahim ile rahim ağzının yukarıya doğru hareket ettiğini belirtiyor. Eğer yeterince uyarılmazsanız, bu hareket gerçekleşmediği için, penis, cinsel ilişki sırasında adeta bir tampon işlevi üstlenen rahim ağzına baskı yapmaya başlıyor. Bunun sonucunda da ağrı hissediliyor. Psİkolojik nedenler: Ağrı, genellikle psikolojik bir soruna işaret ediyor. Bir düşünün bakalım, bilinçaltınızda, kendinizi partnerinize karşı kapatmış olabilirsiniz misiniz? Bunun ardında pek çok neden yatabiliyor. Örneğin partnerinizden eskisi kadar etkilenmiyor veya hamile kalma kaygısı taşıyor olabilirsiniz. Sorun nasıl gideriliyor? Ön sevişme yetersiz geliyorsa, bunu partnerinizle paylaşın. Eğer böyle bir sorun yaşamıyorsanız, ağrının kaynağı yaşadığınız duygusal bir çatışma olabilir. Siz iyisi mi bu durumda, partnerinizle birlikte cinsel terapistten destek alın. VULVA AĞRISI |
Üniversitelilerin seks hayatı
Sizce üniversiteli gençler, zannedildiği gibi cinsel yaşamlarında gittikçe daha da özgürleşiyor ve cinselliği Avrupa’daki yaşıtları gibi mi yaşıyorlar? Yoksa durum tam tersi mi? 1982 yılında Prof. Dr. Aysel Ekşi’nin yaptığı araştırmadan bugüne neler değişti? Bu sorunun yanıtını bulmak için en son yapılan araştırmaları derledik. İşte ilgi çekecek sonuçlar.
|
Son yıllarda, herkesin dilinde üniversite gençliğinin cinselliği oldukça özgür yaşadığı, ilk cinsel deneyim yaşınınsa tıpkı Avrupa ülkelerindeki gibi düştüğü dolaşıyor. Peki bu ne ölçüde doğru? Bu sorunun yanıtını aramak üzere yola çıktık ve İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü Gelişim Psikolojisi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gül Şendil, araştırma görevlisi Özgün Kızıldağ ve İdil Kaya Balkan’ın, üniversite öğrencilerinin cinsellikle ilgili bilgi, tavır ve deneyimlerini inceleyen bir çalışmasına ulaştık. 2004 yılında yapılan bu çalışma İstanbul Üniversitesi’nin farklı bölümlerinde okuyan ve yaş ortalamaları 21 olan 236′sı kız, 96′sı erkek olmak üzere, toplam 332 öğrencinin cinsel deneyimleri, cinsellikle ilgili konulardaki davranışları ve cinsellikle ilgili kavramlar hakkında ne derece bilgi sahibi olduklarını ortaya koyuyordu. Ayrıca Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Yüksek Lisans öğrencisi Pınar İlik’in üniversitelilerin cinsel yaşamı üzerine topladığı veriler de bize yol gösterdi. Sonuçta en çarpıcı örnekleri topladık ve ilginizi çekeceğine inandığımız bir haber yaptık…
25 yılda kızların cinselliği yaşama oranı 6 kat artmış İstanbul Üniversitesi’nde okuyan öğrenciler ile yapılan araştırmada; gençlerin yüzde 35′inin, yani her 10 gençten 4′ünün cinsel ilişki yaşadıkları tespit edildi. Cinsiyetlere göre bakıldığında ise kızların yüzde 23.3′ünün, erkeklerin ise yüzde 64.2′sinin cinsel ilişki yaşadıklarını belirttikleri ortaya kondu. Biraz geriye gidersek; Prof. Dr. Aysel Ekşi’nin İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle 1982 yılında yaptığı bir çalışmada, cinsel ilişki deneyimi yaşama oranlarının kız öğrencilerde yüzde 3.7, erkek öğrencilerde ise yüzde 38.4 olduğu saptanmıştı. Aradan geçen 25 yıl içerisinde gelinen noktaya bakıldığında, kızların cinsel ilişki yaşama oranında neredeyse 6 kat, erkeklerin cinsel ilişki yaşama oranında ise yaklaşık 2 kata yakın bir artış olduğu görülüyor. Ayrıca gençlerin ilk cinsel ilişkiyi ortalama 17.8 yaşında deneyimledikleri saptanmış. Toplumumuzun geleneksel yapısının evlilik öncesi cinsel ilişkiyi kabul etmemesine rağmen, cinsel ilişkiye girme oranındaki artış ve yine cinsel ilişkiye girme yaşındaki düşüş, bu konudaki geleneksel değerlerin gençler arasında giderek daha az benimsendiğini gösteriyor. |








